Kayseri Gündemi

- Büyükşehir Belediyesi
- Kayseri Valiliği
- Kayseri Emniyet Müdürlüğü
- Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü
- Erciyes Üniversitesi
- Erciyes Dağı
- Erciyes Kayak Merkezi
- Kayseri Kadir Has Stadı
- Kayseri Tarihi
- Kayseri'de Yaşam
 
 
Welcome - Hoşgeldiniz..
Tarih:
 

Kayseri - Erciyes Dağı

Erciyes Dağı, İç Anadolunun en yüksek dağıdır. Sönmüş bir yanardağ (Stratovolkan) olan Erciyes, Kayseri il merkezinin 25 km güneybatısındaki ovaların yanından birdenbire yükselen bir dağ kütlesidir. Zirvesi uzaktan bir kubbeye benzer. İki zirvesi vardır. Büyük Erciyes (Kuzu Yatağı) zirvesi 3917 metredir. Küçük Erciyes zirvesi 3703 metredir. Erciyes kütlesinin çapı 72 km ve 3800 km2'lik bir alanı kaplar.

Erciyes Dağı üzerinde 1800 m yükseklikte Erciyes Kayak Merkezi bulunmaktadır.

Erciyes için "uzaklaştıkça yakınlaşan, yakınlaştıkça uzaklaşan dağ" yakıştırması yapılır.

Tarihcesi: Jeologlar, Erciyes'in tarihini 20 milyon yıl öncesine kadar götürürler. Yapılan araştırmalara göre, bugünkü dağ ve çevresi, 20 milyon yıl önce, denizle kaplıydı. Zamanla yerkabuğundaki çatlamalar sonucu, deniz çevresindeki kara parçaları oluştu ve çevre göl halini aldı. Bu iş için milyonlarca yıl geçti ve nihayet 15 milyon yıl kadar önce, bu gölde volkanik patlamalar oldu. ''neojen dönemi'' adı verilen bu devrede meydana gelen bu patlamalar, gölün ortasında bu günkü Erciyes’ten 400 metre daha yüksek koni şeklinde bir dağın oluşmasına sebep oldu. Tepede bulunan krateri iki baca beslediği için, buradan fışkıran lavların iri parçaları göl içerisinde tortulaşarak yeni bir tabaka; ince toz parçaları ise dağın 100 km. ötesine kadar savrularak buralarda kül yığınları meydana getirdi. Bu durum, bu günkü Kayseri’nin çevresindeki hulunan taş ocaklarının teşekkülüne ve Göreme çevresindeki Peri Bacalarının oluşmasına ve özellikle de bimis dediğimiz krater küllerinin çevrede büyük kütleler halinde bulunmasına sebep oldu. Tomarza ve Develi bölgesindeki bimis yatakları, Cırgalan, Güzelyurt, Gesi çevresindeki taş ocakları, ürgüp ve Göremedeki rüzgarın aşındırarak oluşturduğu Peri Bacaları, Erciyes dağının bu dönemde püskürttüğü lav ve küllerin sonucu meydana geldi. Erciyes dağı, bu ilk oluşumundan sonra, uzlun bir sessizlik dönemine girdi. Bu dönemde, çevresindeki gölün suları çekildi ve kara parçası oluşarak bunda da kırılma ve kaymalar meydana geldi. Tekir Yaylası, Koç Dağı, Sultan Sazlığı teşekkül etti. Dağ, daha sonra yeniden faaliyete geçti. Bunun tarihi de takriben, 2.2-5 milyon yıl önceye rastlar. Bu yeni volkanik hareket, Ali Dağı, Yılanlı Dağı, Beşparmak Dağı ve Kara Siöri dağını meydana getirdi. Bu dönemdeki patlamalarda küçük taş parçaları dağın etrafındaki volkanik tepelerin oluşmasını sağladı. Artık çevre, tamamen kara parçasıdır. Sular çekilerek oluşan arazinin tek bekçisi ise Erciyes'tir. Erciyes Dağı, bu ikinci hareketinden sonra derin bir sessizliğe gömüldü. Bundan takriben bir milyon yıl önceye rastlayan bu dönem, buzul çağıdır. Erciyes’i de kalın bir buzul tabakası kapladı. Bu; arzın buzullaşma dönemi ya da dördüncü zamanın başlangıcıdır. İnsanoğlu'da bu dönemde ortaya çıktı. Erciyes kendisini, insanoğluna, buzlarla kaplanmış bir halde takdim etti. Bugün o dönemden kalma buz parçalarının yükseklerdeki iki bazat yatağında bulunduğu ifade edilir. Yer kabuğunun oluşumu üzerinde araştırma yapan Uzmanlar, Erciyes dağının meydana gelişini böylece anlatırken, onun üçüncü defa ateş püsküttüğü ve bunun da oldukça yeni olduğunu söylerler. Bu konuda en önemli Kaynak da, Miladi takvimin başlangıç dönemine rastlayan yıllarda Kayseri’ye gelen strabon adında bir coğrafyacı, Erciyes dağında kızgın ateş bacalarının bulunduğunu, buradan geceleri lavların çevreye ateş yağdırdığını söyler. Araştırmacılar, bu söylenenlerin doğru olduğunu, Erciyes'in volkanik yapısının bunu gösterdiğini ifade ederler. Bu dönemdeki püskürtmeler sonucu Büyük ve Küçük Kızıltepe’ler ile kefe ve Kırmızı dağlar meydana gelir. Artık ''Sönmüş bir Volkan'' ya da ''İhtiyar bir yanardağ'' olarak Adlandırılan Erciyes, ilk harekete geçtiği dönemin izlerini tamamen kaybetmiştir. İlk bacalar, şimdiki iki büyük zirvenin bulunduğu yerde kaybolmuş ve Dağ, bugünkü şeklini üçüncü ve son faaliyet döneminde almıştır. Dağın, ilk oluşumundaki yüksekliğinden de takriben 400 metre kaybettiği sanılmaktadır. Bu durumun, dağın tek bir volkan yerine, çeşitli volkanlardan meydana gelen bir ''volkanlar topluluğu'' o]uşundan kaynaklandığında ayrıca işaret edilmektedir. Günümüzde, heybetine rağmen cazip görünüşü, büyüleyici silüeti Kayseri yi kucaklayan ihtişamı, onu tabiattan çok, Kayseri'nin vazgeçilmez tek sembolü haline getirmektedir. Üzerine yazılan sayısız şiir de bunun en güzel göstergesidir. Uzmanlar, son yıllarda dünyanın çeşitli bölgelerindeki Yanardağlarda görülen volkan püskürtmelerinden hareket ederek, Erciyes dağı için de öyle bir durumun söz konusu olup olmayacağı sorusuna, ''Çok uzak, hatta çok zayıf bir ihtimal'' diye cevap veriyorlar. Uzmanlar, bir yanardağın harekete geçmeden önce belirtilerinin görüleceğini ifade ederek, ''Sismografik araştırmalar, Erciyes'te böyle bir şeyin olmayacağını ortaya koyuyor. Çünkü çevrede ne yer sarsıntısı oldu, ne de dağda buhar ya da duman izleri görüldü. Bir dağın yeniden faaliyete geçebilmesi için bunların olması gerekir'' diyor ve ilave ediyorlar: ''Jeolojik araştırmalar, Erciyes'in tamamen sönmüş bir dağ olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır.''

Kayseri Tarihi

Kayseri milattan önce kuruluş bir şehirdir. Bu şehre ilk defa (Kanisti) adı verilmiştir. Asurlular dönemine rastlayan çağlardaki bu ad daha sonra (Mazaka) olarak değişmiştir. Bu adın da, Kapadokyalkılar'ın atası Mechus, ya da (Mosoch) dahi geldiği ifade edilir.

Bir başka görüş de, Mazak'ın Grekçe Mazaka'ya dönüşmesinden geldiği şeklindedir. Bu adın, Frig dilindeki Zeus anlamına gelen Mazcus'tan gelebileceği de öne sürülmektedir. En uygun şekli de bu ifade olmalıdır. Çünkü bulunan eski paralar üzerinde bu ifadelere rastlanmaktadır. Kayseri, bir ara (Eusebeia) adını da almıştır. Bu adla 1. Kapadıkya Krallığının başkenti olduğu da... devamı..

Dünya'nın Türkler Hakkındaki Görüşleri

  • Türkler bir ırk ve bir millet olarak yeryüzünün en şerefli insanlarıdır. LA MARTINE
  • Türkler, devlet yıkmakta ve devlet kurmakta birinci sınıf üstatdırlar. HAMMAR
  • Türk, asillerin asilidir. Yapma olmayan, gösterişi bulunmayan bu pek yüksek adalet ona, tabiatın hediyesidir. PIERRE LOTI
  • Türkler öldürülebilir, lakin mağlup edilemezler. NAPOLYON
  • Türklerin biricik sevdikleri şey hak ve hakikattir ve hiçbir haksızlık yapmadıkları halde haksızlığa uğramışlardır. WILLIAM PITT (İngiliz Devlet Adamı)
  • Kılıcı insafsız bir beceriyle kullanan Türkün eli, yendiği insanların yarasını sarmakta da ustadır. LORD BYLON
  • İnsanları yücelten iki büyük meziyeti vardır: erkeğin cesur, kadının iffetli olması. Bu iki meziyetin yanında bir meziyet daha vardır: vatana her şeyini feda edecek kadar bağlı olmak. Bunlar büyük kahramanlığı, elem ve kedere karşı koymayı doğurur. İşte Türkler bu çeşit kahramanlardandır. NAPOLYON
  • Kendi ulusuna karşı bu kadar dürüst ve cömert olan Müslüman Türkler hangi mezhebe bağlı olursa olsun aynı dürüstlüğü yabancılara karşı da yapar ve yerine getirirler. Bu noktada müslümanla müslüman olmayan arasında hiçbir fark gözetmezler. MONRADGEA D'OHSSON
  • Tarih, bir milletin kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman inkar etmez. M. KEMAL ATATÜRK

Biraz Sohbete Ne Dersiniz ;)

Sohbet odalarına giriş için sohbet linkine tıklayabilir ya da sohbet logolarına tıklayarak giriş yapabilirsiniz.. Hoş Sohbetler Dileriz... Not: Sohbet kurallarına uymayanlar kanal içerisindeki operatörler tarafından odadan uzaklaştırılır.

Sohbet odalarımızda, global sohbet kanalımızın dışında, oyun (Genel Kültür) ve ingilizcenizi geliştirebileceğiniz english kanalımız, ayrıca istekte bulunabileceğiniz radyo kanalımız da aktif durumdadır. Sohbete katılmak için buraya tıklayabilirsiniz. Hoş Sohbetler Dileriz...

Kayseri FM

İnternet radyomuzdaki dj'lerimizden istekte bulunabilir, istediğiniz parçayı tüm dünya üzerinden bizlere bağlanan kullanıcılarımıza armağan edebilir ve paylaşabilirsiniz..

www.kayserisohbet.net | Copyright © 2007 | Kayserililer'in Buluşma Noktası